İnce ince ambulance… Cızzt!
Garip ülkenin, garip insanlarıyız vesselam! “Rüşvete karşıyım!” deyip de ilk trafik çevirmesinde “Oluru nedir amirim!” diye soran adamın yavÅŸaklığı gibi bizim vatandaşın hali. “Bana herÅŸey mübah!” ve “Bir kereden bir ÅŸey olmaz!” görüşü derinlemesine sirayet etmiÅŸ ruhumuzun her noktasına…<istisnasız hemen hepimizin!>
Zaten oldum olası uzaktan arkadaşımız olan Onur, çoktan tatile çıkmış, Erdem kayıp! İçerisinde mertlik ve dürüstlük geçen ÅŸeyler ise, çoktan enayilik olmuÅŸ bu devirde! …sevimsiz!
Ülkece yaşadığımız akıl tutulmasına gelince, daha da daralıyor insanın içi;
Gerek iç, gerekse dış politikalarımızdaki omurgasızlık, yönetenlerin çapsızlığı, karar verici çoÄŸunluÄŸun artık cehaletle açıklanamayacak ve haddini aÅŸan basiretsizliÄŸi ve birbirleriyle uÄŸraÅŸmaktan iÅŸlerini yapmaya vakit bulamayan aciz muhalefetimizle  sefilden de öte bir haldeyiz…pöff!
bize çok yazık oluyor lan!
…valla!
BeÅŸiktaÅŸ’ta pek de özelliÄŸi olmayan daracık bir sokak, küçük sayılabilecek bir dükkan…İlk oturduÄŸunuzda kafanızda “pek de memnun kalkmayacağım galiba ben buradan!” önyargısı baskın! Bu fikriniz, çok ama çok hızlı deÄŸiÅŸiyor, zira önünüze daha önce adını bile duymadığınız pek çok kahveden oluÅŸan bir liste geliyor, samimi bir merhaba ve sımsıcak bir gülümseme de cabası…liste ÅŸaşırtıcı derecede zengin;