Haziran | 2014 |
Haziran, 2014 için Arşiv
Haz 10, 2014 - apple, teknoloji    2 Yorum

5 saniyede Iphone şifre korumasını aşmak!

imageApple mobil cihazların istisnasız en beÄŸenilen özelliklerinin başında stabil olmaları ve IOS’un kapalı bir sistem olmasından dolayı “görece olarak” güvenli olduÄŸuna inanılması gelir.

Son günlerde keÅŸfedieln bir açık,  Apple’ın bu imajını sarsabilir. Zira bu yazıda bahsedilen yöntem ile  “telefon numarasını bildiÄŸiniz ve fiziksel olarak dokunabildiÄŸiniz” IOS 7 yüklü (en güncel versiyon IOS 7.1.1 dahil) tüm iphone ÅŸifrelerini sadece 5 sn içerisinde devre dışı bırakabilir, telefon ile arama yapabilir, adres defterine göz atabilir, sms gönderebilirsiniz!

Bu yöntemin çalışabilmesi için “tek ön koÅŸul”, kullanıcının telefonunu kilitlemeden önce arka planda mesaj uygulaması veya baÅŸka bir uygulamayı tam ekran olacak ÅŸekilde açık durumda bırakmış olması, ki bu ben dahil pek çok iphone kullanıcısının pek de dikkat etmediÄŸi bir durum.

Yöntemin uygulanışına gelecek olursak;

    • Önce numarasın bildiÄŸiniz telefonu bir kere çaldırıp kapatın,
    • İkinci adım olarak telefon kilitli konumdayken IOS Control Center uygulamasını açın (telefonun alt tarafından parmağınızı yukarı doÄŸru kaydırarak)
    • Telefonu UçuÅŸ moduna geçirin (Control Center sol üst köşedeki uçak ikonu)
    • Parmağınızı telefonun üst kısmından aÅŸağıya doÄŸru çekerek, Notification Center’ı açın ve ilk adımda yaptığınız aramanın kaydına tıklayın.
    • Telefonunuz uçuÅŸ modunda olduÄŸu içinarama yapamayacak ve  karşınıza “You must disable airplane mode to place a call” ÅŸeklinde bir uyarı mesajı gelecektir. İptal (cancel) diyerek telefonu ÅŸifre girmeksizin kullanabilirsiniz.

 

Apple mühendislerinin bu açığı en kısa sürede kapatacağına emin olmakla beraber, kullanıcıların ilgili yama çıkana kadar güvenlik konusunda alabileceği en mantıklı (ve muhtemelen tek) önlem;

General>Settings>Control Center>Access on Lock Screen seçeneğini devre dışı bırakmak!

Şaşırtıcı ve korkutucu değil mi?

Haz 8, 2014 - anı, gündem, yorum    Yorum Yok

TÜBİT-AK ve Bilim ve Teknik…

imageDaha 10’lu yaÅŸlarımın baÅŸlarında, “sevdiÄŸim çok az ÅŸeyden biriydi” her kelimesini defalarca okuduÄŸum Bilim ve Teknik Dergisi… ve evet o dönemlerde ülkemizde internet yoktu!

Henüz ilkokul öğrencisi olan bir çocuÄŸa bile bilimi ve teknolojiyi sevdirebilecek kadar garip bir havası vardı derginin ve kesinlikle sürükleyici bir dile sahipti. İçeriÄŸi anlaşılabilir, konuları eÄŸlenceli ve bilgi olarak oldukça doyurucu, keyifli bir dergiydi Bilim ve Teknik. Åžimdi düşünüyorum da pek çok arkadaşımın futuristlik olarak tanımladığı öngörülerimin, teknolojiye olan ilgimin ve hemen her konudaki “zaman zaman sıkıcı olabilecek detaydaki lakırdılarımın” temel nedeni kuvvetle muhtemeldir ki çok küçük yaÅŸlarda aralıksız takip ettiÄŸim, onlarca mektup arkadaşı edindiÄŸim bu güzide yayın olsa gerek…

O kadar eÄŸlenirdim ve ÅŸaşırırdım ki öğrendiklerime! ÇoÄŸunlukla, bir sonraki sayıyı beklerken eski sayıları tekrar tekrar okurken buluverirdim kendimi…

En büyük dertlerim arasında;
Yıldızların nasıl binlerce yıl önceki halini gördüğümüzü anlamaya çalışmak, kendi yoÄŸunluÄŸu altında ezilen ve “karadeliÄŸe dönüşen” gök cisimleri, mantarlar ve funguslar üzerine dergide yazısı çıkmış bir profesöre “mektup arkadaşı olarak” ne cevap yazacağımı düşünmek, Emrehan Halıcı’nın 3 hamlede nasıl mat etmeli temalı bulmacalarına cevap aramak ve anagramlarda kaybolmak gelirdi! …bir çocuk için garip ve deÄŸiÅŸik zevklerim varmış sanırım!

20 li yaÅŸlarımın ilk yarısında dergiyle iliÅŸkimiz biraz sarsılmaya baÅŸlamıştı, kalıp olarak büyüyen ama içerik olarak inceldikçe incelen bir dergi vardı artık piyasada… Sadece dikkatli gözlerin ve uzun süredir takip edenlerin farkedebileceÄŸi bir dönüşüm baÅŸlamıştı dergide, görseller büyümüş, içerik sıkıcı hale gelmiÅŸ, 3-5 yıl öncenin yazıları “her anlamda yeniden düzenlenerek” ara sayfalara serpiÅŸtirilmeye baÅŸlanmıştı… Gariptir, evrenin var oluÅŸu, genetik bilimi, evrim teorisi temalı neredeyse hiç bir yazı yayınlamaz olmuÅŸtu Bilim ve Teknik’te… Dergi hızla deÄŸiÅŸmeye ve baÅŸka bir ÅŸeye dönüşmeye baÅŸlamıştı sanki… İçerik artık ne heyecan vericiydi, ne yeterince dolu, ne de samimi ve güvenilir! İnsanların altına afili ÅŸekilde utanmadan kendi imzaları attıkları yazıların pek çoÄŸu, yalan yanlış çevirilerden ve populer bilim asparagaslarından oluÅŸuyordu… Dünya hızla deÄŸiÅŸirken, internet sayesinde bilginin paylaşımı “hiç bir yüzyılda olmadığı kadar” artmışken, Türkiye’nin belki de açık ara en kaliteli yayını olan dergi “en masum tabirle” günden güne kalitesizleÅŸtirilmekte, bilinçli olarak geri bırakılmakta, kısaca yok edilmeye çalışılmaktaydı sanki!… Önce bir kaç ayda bir almaya baÅŸladım dergiyi, sonra neredeyse tamamen bıraktım ama bir süre daha TÜBİTAK kitaplarını almaya devam ettim ve en sonunda hem dergi hem de TÜBİTAK ile olan iliÅŸkimizi tamamen koparıverdim, bir daha yolumuz kesiÅŸmeyesecesine!

Unutulmayan ilk sevgili gibiydi benim için Bilim ve Teknik dergisi ve TÜBİTAK da o sevgilinin eviydi adeta; kutsaldı, özeldi, saygıdeÄŸerdi…
Geçen yıllar içerisinde nedeni ve nasılı bol sorular sorduÄŸum oldu “neden Bilim ve Teknik okumaktan vazgeçtiÄŸime ve dergiyi artık itici bulduÄŸuma dair”

Her seferinde hafızamı biraz zorlayınca yakın tarihimizde yaÅŸanmış bir kaç olay geliverdi aklıma…içim ezildi, midem bulandı bazılarını hatırladıkça…zira hiç de sebepsiz deÄŸilmiÅŸ aslımda aramıza giren bütün bu soÄŸukluk mevzusu!

Yakın tarihte yaşananları, aklımda kalan gazete manşetleri ile desteklemek gerekirse;

<spoiler>

TÜBİT-AK: “Tapeler montaj!”
TUBIT-AK’tan skandal evrim kararı!
TÜBİT-AK’da fiÅŸleme skandalı
Başbakanlık ofisinde çıkan böcek raporunda tahribat!
Talihsiz dahi: TÜBİT-AK, sen yapamazsın dedi, matematik dahisi genci yarışmadan eledi!
Soma’da TUBİT-AK Robotu neden kullanılmadı!

…vs…vs

<spoiler>

Ne güzel kurumumuzdun sen ey TÜBİTAK! …seni aldılar, deÄŸiÅŸtirdiler…seni çaldılar bizden!

 

 

Sayfalar:«1234»